Teknoloji ve Tasarım Dersi Anasayfa arrow Ünlü Türk Büyükleri arrow Reşit Paşa












Reşit Paşa Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
ONDOKUZUNCU Yüzyılın en önemli şahsiyetlerin­den biri. Tanzimat devrimini yapan, bununla ünlü olan,

devrimini canla başla tatbike çalışan devlet adamıdır, istanbul'da doğdu. Çok iyi yetişti. Paris ve Londra

Elçiliklerinde bulundu, 1836'da Hariciye Nasırı oldu. Abdülmecit'in tahta çıkışında Tanzi­mat Fermânı'nı

kendisine kabul ettirmeyi başardı. 1845 yılında Sadrâzam oldu. Türkiye'de ilk üni­versite ve akademiyi

kurdu. İstanbul'da vefat etti.
 



1799 • 1857



M

ı USTAFA Reşit Paşa, fevkalâde zeki, gayet güzel konuşan ve eline aldığı her işi en mükemmel şekilde yapma

yeteneğine sahip yaradılışta bir in­sandı. Bütün icraatıyle devrinin en büyük bir dev­let adamı olduğunu

ispatladı. Tanzimat devrimini yaparken, koyu mutaassıp bir zümreye karşı ölümü bile göze alacak derecede

medenî bir cesaret gös­termesini bilmişti. İşte Mustafa Reşit Paşa'ya «Ko­ca» unvanını kazandıran ve adını

Türk tarihine al­tın harflerle yazdıran da bizzat okuyarak ilân ettiği «Tanzimat Fermanındır. Osmanlı

Devleti'ne batılı yön veren bu ferman, 3 Kasım 1839 günü Gülhane Parkı'nda toplanan mahşerî bir kalabalığa

hitaben okunduğundan «Gülhane Haf-tı Hümâyûnu» adiyle de tarihimize geçti.

Türk tarihinin en büyük günlerinden birini teş­kil eden 3 Kasım 1839 günü Gülhane Parkı'na mah­şerî bir

kalabalık toplanmıştı. Vekiller, devlet ileri gelenleri, hattâ yabancı sefirlerin de hazır bulunduk­ları

bu önemli toplantıyı padişah da hemen orada­ki köşkten takip etmişti. O gün İstanbul en heye­canlı

günlerinden birini yaşamıştı. Üstelik, Musta­fa Reşit Paşa'ya düşen iş çok büyüktü. Ancak «kel­le   

koltukta» yapılması gereken bir işti bu.

Mustafa Reşit Paşa o tarihlerde Hâriciye Nazı­rı idi. Ve parkın bir köşesine konulan kürsüye,

va­siyetnamesini de cebine koyup çıkmıştı. Tanzimat Fermânı'nın getireceği yenilikler, muhafazakâr ve

mutaassıp çevreyi tatmin etmeyecek, çıkarcı zümre­nin ise işine gelmeyecekti. Birisi çıkıp da «Eyvah-lar

olsun, din elden gidiyor» diye bağırsaydı, kırk yaşındaki Hâriciye Nazırının orada linç edilmesi iş­ten

bile olmayacaktı. Üstelik etrafta toplanan kala­balık arasında böyle kimseler de çoktu.

Reşit Paşa bu bakımdan büyük bir heyecan içinde fermanı okudu. Osmanlı devleti idaresi al­tında yaşıyan

insanların cins ve din farkı gözetil­meksizin kanun karşısında eşit haklara sahip bulun­duğu o gün bütün

dünyaya ilân edilmişti. Tanzimat Fermanı ile Reşit Paşa ayrıca yurda pek çok yeni­likler  getiriyordu.

Suç ve ceza, kanunlarla tespit edilecek, keyfî olarak kimse kimseyi öldüremiyecekti. Askerlik kur'a

yoluyla celp ve belirli bir süreye bağlanacaktı.




Vergi meseleleri birtakım esaslara bağlanacak, vergi borcundan ötürü kimse işkenceye mâruz kal­mayacaktı.

Yeni mektepler açılacak ve belirli bir maarif sistemi kurulacaktı. Kıyafet ve yaşayışta bâ­zı

değişiklikler olacak, devletin mâliye ve diğer teş­kilâtı kadrolarla tespit edilecekti. Her Osmanlı

va­tandaşı tabiî hak ve hürriyetlerinden faydalanabi­lecek, şirketler kurabilecekti...

Koca Reşit Paşa, ayrıca Vali Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın isyanı ile başlayan Mısır meselesinde dirayetli

ve basiretli politikasıyle ingiltere ile Fran­sa'yı da lehimize çevirmeye muvaffak olmuştu. Kı­rım

Harbi'nde Rusya'nın Avrupa üzerindeki siyasî nüfuzunun kırılmasında da önemli rol oynamıştı bir diplomat

olarak.

Tarihimize «Koca» lâkabıyle geçen Mustafa Reşit Paşa altı kez sadarete getirilmişti. Son getiri­lişinden

üç ay sonra, Tarabya'daki sefarethanelere yaptığı ziyaret dönüşünü müteakip o sıralarda ye­ni almış

bulunduğu bir odalığın oturduğu eve uğ­ramış, oradan da Emirgân'daki yalısına gelmişti. Yı­kanmak üzere

yalıdaki hamama giren 59 yaşında­ki koca sadrâzam orada bir kalp krizi sonucu haya­ta gözlerini yumdu.

Görüşmek üzere Paşa'yı beklemekte olan Sar­raf Kamanto'nun elim haber karşısında büyük bir teessüre

kapılarak «Paşa gitti, Paşa gitti» dîye bağı­rıp koşması ve Paşa'nın nereye gittiğini soranlara da

«Cennete gitti, cennete gitti» diye bağırarak de­vam etmesi pek meşhurdur.

Yine aynı gün yalıda bulunan Meclis-i Vâlâ Reisi Yusuf Kâmil Paşa, bu büyük devlet adamının vefatı

karşısında şu ktt'a ile tarih düşürmüştü:

Oniki yılda altı defa Sadrı eyleyip teşrif

S   J'"p|re   nihayet  azmi   ukbâ   eyledi   eyvah

0,..               '-Jide gördüm, ağladım, Kâmil, dedim tarih

ReşicT Paşa'yı câh-t adne  ıs'ad eyleme Allah

Koca Mustafa Reşit Paşa, Beyazıt Camii biti­şiğindeki türbesinde medfun bulunmaktadır. Bu türbede ayrıca

Cemil ve Ali Galip Paşalar ile Salih Bey de medfundur. Koca Reşit Paşa'nın eşi Âdile Hanımefendi de

türbenin hemen yanında demir parmaklık ile çevrili mezarda yatmaktadır.
 
< Önceki   Sonraki >

Şuanda 34 misafir bağlı