|
|
| Mehmet Paşa |
|
|
|
/K devşirme oğlanı olarak gelip üç padişaha veziri âzamlık yaptı, Bosna'nın Sokoloviç kasabasında doğdu, Edirne Sarayı'nda yetişti. Saray Ka-pıcibaşilığı, Kaptanı Deryalık ve Rumeli Valiliği yaptı. Tamşvar kalesinin alınmasında gösterdiği başarıdan ötürü vezir, 1564'te de veziri âzam oldu. Kanunî, II. Selim ve III. Murat'a veziri âzamlık yaptı. Deli olduğu söylenen bir Boşnak tarafından hançerlenerek öldürüldü. Türbesi Eyüp Sultandadır SOKOLLU MEHMET PAŞA'nın büyük devlet adamı şahsiyeti, tarihimiz sayfalarını kaplayan çeşitli önemli olaylar, yine tarihimize geçmiş büyük sözleri ile olduğu kadar, gerçekleştiremeden öldüğü iki büyük projesi ile de görülür. Bu projeler, dünyanın en büyük iki kanalımı ^cılmasıyle ilgilidir. Birincisi, Don ile Volga ırmaklarını birbirine bağlayacak olan kanaldı. Bu kanal açılabilseydi, Karadeniz'deki Türk Donanması'nı kolaylıkla Hazar De-nizi'ne indirmek mümkün olacaktı ki, bu da Türklerin tekrar Orta Asya'ya sarkmalarını gerçekleştirecekti. ikinci proje ise Süveyş Kanalı'nın açılmasıydı. Bu takdirde Akdeniz'deki Türk Donanması rahatlıkla Hint Okyanusu'na hâkim olabilecek ve dünyanın en zengin ticaret yolu Türk hâkimiyeti altına girecekti. Bu iki büyük kanalla ilgili bütün projeler hazırlanmış, hattâ Don - Volga kanalının açılması işine dahi başlanmıştı. Ancak beklenmedik ölümü bu projelerin gerçekleşmesine engel oldu. Sokollu Mehmet Paşa, geceleri çok erken yatar; sabah olmadan kalkıp ibadetini yaptıktan sonra kâtibine özellikle tarihî kitaplar okutarak bunu can kulağı ile dinler ve tarihte geçmiş her olaydan bir ibret dersi çıkarmaya çalışırdı. Bir sabaha karşı kâtibine «Kosova harbini oku» demişti. Kâtip bu büyük savaşın hikâyesini okumaya başlamış, sıra Murat Hüdavendigâr'ın zafer meydanında bir Sırplı tarafından hançerlenerek öldürülüşüne geldiği zaman Sokollu hıçkırıklarını tutamamış ve ellerini açıp, «— Yarabbim, bana da böyle bir şehadet nasip eyle!» diye dua etmişti. Ve o gün ikindi üzeri «Divan» toplantısından çıktığı sırada, oraya kadar nasıl girdiği belli olmayan meczup bir derviş tarafından hançerle kalbinden vurulmak suretiyle öldürüldü. Veziri âzamlığa, «Cihan Padişahı» olarak anıları Kanunî Sultan Süleyman tarafından getirilmiş ve bu ulu hakana iki yıl hizmet etmişti. İhtiyar padişah, on üçüncü ve sonuncu seferi sırasında Ordu-yu Hümâyûn Zigetvar önünde savaşırken hastalanıp yatağa düşmüş ve Zigetvar düşmek üzere iken otağında son nefesini vermişti. Sokollu, zekâ ve dirayetini bu kritik anda göstermesini bilmiş ve hünkârın vefatını bütün ordudan saklamayı başarmıştı. Hattâ asker şüphelenip de maneviyatı bozulmasın diye Kanunî Sultan Süleyman'ın kaftanını giyerek otağın önünde bile bizzat durduğu olmuştu. Sokollu, Kanunî'nin oğlu II. Selim'in damadı idi. Ulu hakanın vefatından sonra, kendisinden on sekiz yaş küçük olan kayınpederinin İstanbul'da tahta çıkması ve sonra Macar ovalarındaki Ordu-yu Hümayûn'a yetişmesine kadar geçen 51 günlük za man zarfında Kanunî'nin ölüm haberini askerden gi* ledi. Bu sürenin içinde Zigetvar fethedilmiş ve Ma car ovalarındaki Türk hâkimiyeti bu zafer ile pen çinlenmişti. Kayınpederinin hükümdarlığı sırasında koskoca imparatorluğu yöneten kişi olan Sokullu, II, Selim'in vefatından sonra tahta çıkan II. Murat'a da beş yıl vezir-i âzamlık yaptı. Kıbrıs adasında çetin savaşlar cereyan ederken Venedikliler Lepanto'da Türk Donanmasına ağır bir darbe indirmişlerdi. Veziri âzamin bu sırada huzuruna kabul ettiği Venedik elçisine şu sözleri pek meşhurdur: «— Biz Kıbrıs adasını almakla sizin bir kolunuzu kestik, sik ise Lepanto'da donanmamızı imha et mekle bizim sakalımızı kestiniz. Traş olan sakal daha gür biter, fakat kesilen kol yerine gelmez...» inebahtı yenilgisinden sonra tersanede, Türk Donanması'nın yeniden ihyâsına çalışılırken, Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa'nın büyük bir bedbinlik içinde, gemiler yapılsa bile, bunlara lenger (çapa), pala mar (halat) ve yelken teminine imkân olmadığını söylemesi üzerine Sokollu'nun büyük bir hiddetle Kaptan-ı Deryâ'ya şu haykırışı da tarihe geçmiştir: «— Bre paşa... Sen henüz bu devlet-i âliye bilmemişsin. Böyle itikat eyle. Bu devlet ol devi tir ki, murâd edinirse cümle donanmasın lengerlı rin gümüşten, resenlerin ibrişimden, yelkenlerin a lastan itmekte (etmekte, yapmakta) güçlük çekme; Hangi geminin mutâd üzere alâtı ve yelkeni yeti: mezse benden alırsın...» Sokollu Mehmet Paşa'nın bu sözlerinde devi tin ihtişamı olduğu kadar kendi şahsî servetinin büyüklüğü gizlidir. İki metreye yakın boyu ile manii tarihinin en uzun boylu devlet adamı olaı Sokollu ayni zamanda devrinin en zengin inşa olarak da tanınmakta idi |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


