Teknoloji ve Tasarım Dersi Anasayfa arrow Ünlü Türk Büyükleri arrow Hacı Bektaşi Velî












Hacı Bektaşi Velî Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 3
Kötüİyi 
BEKTAŞİ tarikatının önderidir. Horasan'ın Ni-şabûr şehrinde doğdu. Asıl adı Mehmet, sanı ise Bektaş'tır. Baba tarafından İmam Hüseyin'in so­yundan çeldiği ve Hazret-i Ali'nin on altıncı batın torunu olduğu söylenir. Öğrenimini Nişabûr'da yaptı. Sonra Kırşehir yöresindeki Suluca Karahö-yük'e yerleşti, buradan görüşlerini yaydı, ölümün­den sonra torunu Balım Sultan Bektaşi tarikatını kurdu.  Türbesi de. bugün adiyle anılan  ilçededir.
 yERYUZUNDE hayli geniş bir kitleye hitap eden Bektaşi tarikatının önderi olan ve Bektaşilerin piri gözüyle bakılan Hacı Bektaşi Velî, bir tarikat kur­mayı ve pîr olarak başına geçmeyi asla düşünme­mişti. O sadece bir mürşit olarak ortaya çıkarak in­san sevgisini ve insanlığı dünyada her şeyin üstün­de tutma inancını insanlara yaymaya çalıştı ömrü boyunca. Bir görüşe göre, Hacı Bektaşi Velî, Anado­lu'ya yerleşmiş bulunan Türkleri irşat için, hocaları Ahmet Yesevî'nin talebesi olan Lokmanı Perende ile Seyyid Muhammed tarafından vazifelendirilmişti, Üzerine ayrıca Türkleri birleştirmek, aralarındaki ge­çimsizliği kaldırmak ve kardeş kılmak görevini de alarak Horasan'dan kardeşi Menteş ile birlikte ayrıl­mıştı. Hacı Bektaş'ın Anadolu'daki ilk durağı Sivas oldu, oradan Amasya'ya geçti. Halifesi olduğu Ba­ba? tarikatı şeyhi Baba İshak'ın vefatına kadar Amas­ya'da kaldı. Sonra bugünkü Kırşehir'in güneydoğu­suna rastlayan Suluca Karahöyük'e gitti. Burası, Sel­çuk Hükümdarı Alâeddin Keykubat tarafından, sa­vaşlarda büyük yararlık gösteren Horasanlı Yunus adında bir askere «yurtluk» olarak verilmiş ufacık bir konak yeriydi. Sadece 7 haneden ibaret olan ve bir obayı andıran bu konak yerine Horasanlı Yu-nus'un oğlu Idris'in konuğu olarak yerleşti.

Hacı Bektaşi Velî, bir din adamı, bir yenilikçi, bir düşünür, bir sosyolog, bir maneviyatçı, bir zi-raatçi ve tam bir Türkçü idi. Bütün bu özellikleriyle insanların gönüllerine  kolaylıkla girmesini  başard'.

oldı «Taptı
 

Hacı Bektaş, Suluca Karahöyük'ü bir halk üni-îrsitesi hâline getirdi; bu arada geleceğin birçok ;tasavvıf ve bilginlerini de yetiştirdi. Bu öğrenci­lerini çeşitli diyarlarda açtığı «Kırk Ocak»lara gön­derdi, buralarda vazifelendirdi onları. Görüşlerini etrafa yaymakta bu öğrencilerinin pek önemli rolü iu. Yunus Emre'nin hocası olan ve Hacı Bektaş'a tuk (bulduk) Padişahım» dediği için bu isimle ıılari Taptuk Emre, Sarı Saltuk, Geyikli Ahmet Ba-s, Abdal Musa, Anî Evren, Balkan ülkelerinde bü-ik hizmetler gören Kızıl Deli Sultan (nâm-ı diğer Seyyid Ali), Kaygusuz Abdal ve Pîr Sultan Abdal bunların arasında idiler.

Bektaşî inancına  göre,  Orhan  Gazi  ilk  Osmanlı



 


ordusunu kurarken Hacı Bektaş'ın fikirlerinden fay­dalanmış, kurulan orduya dua etmiş ve yeniçeriler de kendisini «Pîr» olarak tanımışlardır. Hattâ elini bir askerin başı üzerine koyup dua ettiği zaman arkaya doğru sarkan kol yeninin hâtırasına Yeniçeri serpuş­larının arkası bir yen gibi uzatılmıştır arkaya doğru. Hacı Bektaşi Velî, Yeniçeriliğin kurulmasından, hattâ Sultan Orhan'ın doğumundan cok önce vefat ettiği için bunların doğru olmasına imkân yoktur. Ancak Yeniçeri ocağında Bektaşiliğin hâkim olduğu ve Ye­niçerilerin kendilerine «Taife-i Bektaşiyân» dedikle­ri gerçektir. Ve Yeniçeri ocağındaki bu eğilime uyan Yavuz Sultan Selim'in de Bektaşî tarikatına girdiği bilinir. Yavuz, Osmanlı hanedanı içinde Bektaşiliği kabul eden tek padişahtır.

Hararet nar'dadır, sac'da değildir Keramet baş'dadır, tac'da değildir Her ne arar isen kendinde ara, Kudüs'te, Mekke'de, Hac'da değildir.

Sakin ol, kimsenin gönlünü yıkma, Gerçek erenlerin izinden çıkma, Eğer adam isen ölmezsin, korkma Aşığı kurd yemez, uc'da değildir. Diyen  Hacı Bektaşi Velî, vefatından sonr.ı daha büyük   önem   ve   değer   kazandı.   Bu   büyük   önem karsısındadır   ki,   vefatından   yıllar  sonra  torunların­dan  Balım  Sultan tarafından onun görüşlerinin  ışığı altında bir tarikat kuruldu ve adına Bektaşilik denil­di.   Bundan   sonra   Suluca   Karahöyük   daha    büyük önem  kazandı ve  Hacı  Bektaş adiyle  anılmaya  baş­ladı. Hacı Bektaşi Velî'nin kabrinin bulunduğu yerin çevresi bir ziyaretgâh, bir Bektaşilik  merkezi  hâline geldi.   Hacı   Bektaşi  Velî'nin   medfun  bulunduğu  ve «Huzur-u  Pîr»  adiyle anılan türbe  ise Yavuz  Sultan Selim  tarafından  yaptırıldı.

«İnsanoğlu,   bütün   mahlûkat   ve   mevcudattan kutsaldır. Ulu Tanrı,  Hazret-i Âdem'i yaratırken  ken­di nurunu ve cemâlini ona vermiştir. Tanrı, insan-ı kâmilin  özünde  ve  yüreğindedir.» görüşü Bektaşili­ğin ana prensibini teşkil etmektedir. Allah'ı ve Pey­gamberi tanıyan ve Hazret-i Ali'ye bağlı olan Bek-taşiler şu  7 prensibe bağlıdır:   İnsanlık, iyilik, ada-Jet„ hürriyet, müsavat, çalışkanlık ve insanlık aşkı...
 
< Önceki   Sonraki >

Şuanda 29 misafir bağlı