|
|
| Alemdar Mustafa Paşa |
|
|
|
İKİNCİ Mahmut devri Sadrâzamlarındandır. 1750 yıltnda Rusçuk'ta doğdu. Bâzı tarihçilere göre ise 1765 yıhnaa Hotin'de dünyaya gelmiştir. Rusçuk Yeniçeri ağalarından Hasan Ağa'nın oğludur. Bay-ruktar olarak katıldığı savaşlarda gösterdiği yararlıktan ötürü «Alemdar» lakuoını aldı. Hazergrad ve Rusçuk dyanlıklarında bulunduktan sonra Kapıcı-başı ve Mirahor rütbelerini aldı. IHU6 yılında Vezir, iki yıl S07ira Sadrazam oldu. 1808'de intihar etti. 1750-1808 TOPKAP» SARAYI'ndaki Arz Odasının kapısı büyük bir gürültü ile kırılıp açılmış ve içeri girenler fecî bir manzara ile karşılaşmışlardı. Bâbussaade hizasındaki büyük kapının önünde bir şilte üzerinde, Üçüncü Selim'in kanlar içindeki naaşı yatmakta idi. Sağ şakağının derisi, kafasına indirilen bir pala darbesiyle, sakalı ile beraber çenesine kadar inmişti. Ayrıca vücudu da kanlar içinde idi. — «Vah efendim benim... Seni tahtına tekrar çıkarmak için bunca yoldan geleyim de, gözlerim seni bu halde mi görsün?..» diye boğuk bir ses yükseldi. Ve elindeki kılıcı bir yana atan iri yapılı ve tok sesli bir adam kanlar içindeki naaşm üzerine kapanıp hıçkırarak ağlamağa başladı. Bir yandan da «Bütün Enderun halkını kılıçtan geçirip intikamını almazsam bana Alemdar Mustafa Paşa demesinler.» diye hav kırıyordu hıçkıra hıçkıra. Bir yeniçeri ağasının oğlu olmasına ve bu ocağın içinden yetişmesine rağmen Yeniçeri Ocağının uğradığı soysuzlaşma karşısında onların aleyhine dönmüş ve Üçüncü Selim'in orduda yapmak istediği büyük İslahatta kendisine en büyük bir yardımc; olmuştu. Yeniçerilerin «Nizam-ı Cedîd»e karşı ayaklanmaları sonucu Üçüncü Selim'in tahtından indiril-mesiyle «Nizam-ı Cedîd» taraftarlarının bir kısmı isyanın elebaşısı Kabakçı Mustafa'nın elinden canlarını kurtarıp Rusçuk'a kaçmışlardı. Orada Üçüncü Se-lim'e ve «Nizam-ı Cedid»e inanmış Tuna Yalısı Ser-dar'ı Alemdar Mustafa Paşa'ya sığınmışlar ve «Rusçuk yaranı» adıyla anılan bir grup teşkil etmişlerdir. Başlarında Alemdar Mustafa Paşa'nın bulunduğu «Rusçuk yaranı», 15 bin kişilik bir orduyla Rusçuk'tan istanbul'a yürümüştü. Maksatları Üçüncü Se-lim'i tekrar tahta çıkarmak ve Nizam-ı Cedîd'i yeniden kurmaktı. 19 Temmuz 1807 günü istanbul'a gelen Alemdar Mustafa Paşa önce Kabakçı Mustafa'nın evini bastırıp kellesini vurdurmuş, sonra da zorbalar arasında kanlı bir temizleme harekâtına girişmişti. Bu arada Babıâli'yi basıp Sadrâzam Çelebi Musrafa Paşa'nın elinden Mühr-ü Hümayûn'u almış, onunla birlikte yobaz Şeyhülislâm Ataullah Efendiyi de az-letmişti. Alemdar'in Topkapı Sarayına doğru yürümekte olduğunu haber alan Padişah IV. Mustafa büyük bir paniğe kapılmış ve tahtını koruyabilmek ve tek Osmanoğlu kalmak amacıyla amcası sabık Padişah Üçüncü Selim ile kardeşi İkinci Mahmut'un öldürülmelerini emretmişti. Üçüncü Selim, Alemdar Mustafa Paşa saraya varana kadar öldürüldü, İkinci Mahmut ise birkaç yakınının himmetiyle canını güçlükle kurtarabildi. Dördüncü Mustafa'yı tahttan indirip İkinci Mahmut'u tahta çıkartan Alemdar Mustafa Paşa. 22 yaşındaki genç padişah tarafından Sadrazamlığa getirildi. üçüncü Selim'in katliyle uzaktan yakından ilgisi görülen binlerce kişinin kellesini vurdurtan Alemdar bu arada «Nizâm-ı Cedîd»in devamı olan «Sek-bân-ı Cedîd» adlı yeni bir ordunun hazırlığına girişti. Çok cesur ve mert olduğu kadar iyi kalpli bir insan da olan Alemdar Mustafa Paşa, Yeniçeri Ocağından yetiştiği cihette doğru dürüst bir tahsil görmemişti. Cahil bir insan sayılırdı. Bu yüzdendir ki zamanın siyasî cereyanlarını, entrikalarını kavrayabilecek ve muhtelif menfaatleri telif edebilecek bir zekâ, bilgi ve olgunluğa sahip değildi. Nitekim Dördüncü Mustafa da yeniçerileri gizliden gizliye teşvik ve tahrik etmekten geri kalmıyordu. Nihayet 1808 yılı Ramazanının Kadir Gecesine rastlayan 14 Kasım gecesi yeniçeriler Alemdar Mustafa Paşa'nın konağını bastılar. «Sekbân-ı Cedîd», Topkapı Sarayını ve Sultan Mahmut'u korumakta olduğundan Alemdar Mustafa Paşa bir avuç adamıyla birlikte dayanmak zorunda kaldı. Saatler geçtiği halde dışarıdan yardımın gelmekte geciktiğini gören Paşa selâmeti mahzene çekilmekte buldu. Başkadını ile Hadımağası kendisini bırakmamışlardı. Durum çok vahimdi ve Alemdar Mustafa Paşa'yı bir an önce ortadan kaldırmak isteyen Yeniçeriler, «Sekbân-ı Cedîd»in Topkapı Sarayından hareket ettiğini öğrenince işi bitirmek için damı delmeye kalkıştılar. Tepesindeki kubbeden kazma seslerinin geldiğini farkeden Alemdar, tabancasındaki son kurşunu mahzendeki barut fıçısına ateşledi. Korkunç bir patlama oldu. Dam, üzerindeki 500 kadar yeniçeri ile birlikte havaya uçtu. Alemdar'ın hikâyesi de böyle fecî bir şekilde son bulmuş oldu. Şimdi, İstanbul'da Sultanahmet'in yanındaki semt, onun adını taşır. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


